Pages

istah kesmek icin yiyecek önerileri

iştah kesmek için yiyecek önerileri

• Karnabahar ile brokoliyi hafifçe haşladıktan sonra yoğurt ilave edin. Bu şekilde hazırlanmış karışım lif bakımından zengin olduğu için sizi uzun süre tok tutacaktır.

• Salatalığı iyice yıkadıktan sonra kabuklarını soymadan ince dilimler şeklinde keserek üstüne bol bol dereotu serpin. Salatalığın kalorisi yok denecek kadar azdır ve oldukça tok tutar.

• Tatlı olarak 250 gram mor eriği biraz tarçın ile haşladıktan sonra yiyin.. Mor erik früktoz bakımından oldukça zengindir, tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.

-------------------


• Bir porsiyon yeşil-fasulyeyi 20 dakika kadar suda haşladıktan sonra sirke, karabiber ve biraz tuz ilave edin. Arzu ederseniz yağsız krema da kullanabilirsiniz.

• 200 gram ananası ince ince doğradıktan sonra süzgeçten geçirerek içerisine 100 gram kefir ve taze nane ilave edin. Ananasın içeriğinde bulunan enzimler ve protein sindirimini hızlandırdığı için oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da önler.

• Kendinize yeşil salata, uskumru ya da ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğinde bulunan iyot, tiroid bezinin işlevlerini hızlandırdığı için açlık hissini giderir.


----------------------------


• Öğünleriniz arasında acıkırsanız kuru erik tüketin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini önler. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori vardır.

• Haftada 2 yumurta tüketin. Çünkü yumurtanın içeriğinde bol miktarda triptofan bulunur. Bu da neşenizin yerine gelmesine yardımcı olur.

• Enerjisiz kalmamak için bir demet maydanozu blenderden geçirdikten sonra sebze suyu ile karıştırın. Bir-iki damla acıbiber sosu ilave edin ve bunu bir için. Bu içeceğin içeriğindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yakımını kolaylaştıracaktır.

--------------------


• Bir kırmızı elmayı ince dilimleyerek bir çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balı ile karıştırın. Bu karışımın içeriğinde bulunan değerli lifler hem doyurucudur hem de bağırsakları çalıştırır.

• Yağsız kaşarı ince ince dilimleyerek siyah zeytinle süsleyin. Üstüne bir yemek kaşığı sirke dökün. Bir kaç saat için açlığınızı giderir.

• Karaciğerinizi çalıştırmak için 10 adet enginarı, içerisine bir soğan doğranmış, karabiber tanesi ve yarım limon suyu katılmış suda haşlayın. Daha sonra bir çay kaşığı bal, iki sap taze kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzerek hazırladığınız karışımda biraz pişirdikten sonra çıkarın.

---------------------


• Bol bol böğürtlen tüketin. Böğürtlen sizi hem neşe verir, hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükselmesinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğinde bulunan doğal şekerler kan şekerini hiç bir biçimde de etkilemez.

• Kahvaltıda armut tüketin. Armudu rendeledikten sonra yulafla karıştırın. Bu karışımın içine biraz da yoğurt ilave edin. Armudun içeriğinde bulunan früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlayacaktır.

• Gününüzü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayarak içerisine kuru meyveler ilave edin. Bu karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.

isveç iksiri isveç bitkisel şurubunun faydaları

isveç iksiri isveç bitkisel şurubunun faydaları
Acı maddeler içeren bitkilerin alkol-su karışımında açığa çıkması ile elde edilen bu acı şurubun reçetesi, İsveçli Dr. Samst’ın ölümünün ardından, geride bıraktığı notlarının arasında bulunmuştur.

Dr. Samst, 104 yaşında sağlıklı bir kişiyken, attan düşerek ölmüştür. Bilindiği kadarı ile Samst ailesinin kişileri, kuşaklar boyunca daima sağlıklı ve uzun ömürlü olmuşlardır. Bu sağlıklı isveç iksirini, Avusturyalı Bayan Mari Treben, Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık adlı kitabı ile 1980′li yıllarda insanlığa tanıtmıştı.
Türkçeye tercüme edilen kitap 1984 yılında yayınlandıktan kısa bir süre sonra İsveç Şurubu (Schweden Bitter) yurdumuzda da tanınmaya başladı. Onun inanılması zor başarılarına sürekli olarak tanık olan olan binlerce aile, onsuz bir yaşamı düşünemiyorlar artık.

İsveç iksiri – isveç bitkisel şurubunun faydaları :
1.Eğer o sık sık koklanır, koku burundan çekilirse, ense kökü onunla nemlendirilir ve onunla ıslatılmış bir bez başın üzerine konulursa, ağrılar ve baş dönmeleri yok olur, bellek ve beyin güçlenir.

2. Çiçek hastalığı ve her türlü egzamalar, burundaki ya da vücudun herhangi bir yerindeki kabuklar, şurupla sık sık nemlendirildiklerin de yok olurlar.

3. Diş ağrılarını gidermek için, biraz suyun içine bir yemek kaşığı dolusu isveç şurubu karıştırılır ve bu sıvı bir süre ağızda tutulur ya da ağrıyan diş bir pamukla ıslatılır. Ağrı diner ve çürük iyileşir.

4. Dildeki kabarcıklarda ya da daha başka rahatsızlıklarda, şurupla sık sık nemlendirildiği zaman, kısa sürede iyileşme görülmektedir.

5. Eğer gırtlak hasta ya da yaralıysa bu sebeble yiyecek ve içecek rahat yutulamıyor ise sabah, öğlen ve akşamları isveç şurubundan alınır ve yavaş yavaş yutulur. Gırtlağın ateşi azalacak ve yara iyileşecektir.

6. Mide krampları için, bir yemek kaşığı dolusu içilmelidir.

7. Kolitler için, üç yemek kaşığı dolusu, arka arkaya ve yavaş yavaş içilmelidir. Kısa sürede rahatlatır.

8. Bedendeki gazları giderir ve karaciğeri serinletir. Her türlü mide rahatsızlıklarını ve bağırsak dizensizliklerini giderir, dışkılama zorluklarını ortadan kaldırır.

9. Eğer kötü sindiriyor ve yenilenleri içinde tutamıyorsa, o mide için çok iyi bir ilaçtır.

10. Aynı biçimde, safra kesesi ağrılarına da iyi gelmektedir. Her gün sabah ve akşam bir yemek kaşığı dolusu içilerek geceleri de kompres yapılırsa, tüm ağrılar kısa süre içinde yok olur.

11. Ödemlerde, altı hafta boyunca sabah ve akşam olmak üzere, bir yemek kaşığı dolusu şurup, beyaz şaraba karıştırılarak içilir.

12. Kulak ağrısı ve kulak uğultusunda, bir pamuk parçası isveç şurubu ile nemlendirilerek kulak yoluna sokulursa çok iyi gelir ve hatta duymayan kulakların bile duymasını sağlayabilir.

13. Bir kadın döl yatağı ağrısı çekiyorsa, ona üç; gün boyunca, sabahlan birer yemek kaşığı dolusu şurup, kırmızı şarapla karıştırılarak içirilir ve yarım saat sonra bir gezinti yaptırılır. Gezintiden sonra kahvaltı edilebilir, ama süt içmemelidir. İsveç Şurubu, asla sütle karıştırılmamalıdır!

14. Gebeliğin son 15 gününde, sabah ve akşamlan yarım tatlı kaşığı içilirse, doğumu kolaylaştırır. Son’dan kolayca kurtulabilmek için loğusaya her iki saatte bir kahve kaşığı dolusu içirilir ve bu, son ağrısız bir biçimde ayrılana kadar sürdürülür.

15. Doğumun ardından, sütlenen memeler iltihaplanırsa, isveç şurubu ile uygulanan kompreslerle çabucak iyileşir.

16. Çocukların çiçekbozuğu olmalarını önlemektedir. Onlara, yaşlarına göre suyla karıştırılarak içirilmelidir. Kabarcıklar kurumaya başladığı zaman, sık sık şurupla nemlendirilmelidir. Böylece hiçbir iz kalmaz.

17. Çocuklarda ve yetişkinlerde kurtlara ve hatta şeritlere karşı başarıyla kullanılır, fakat çocuklara yaşlarına göre içirilmelidir. Şurupla nemlendirilmiş bir bez göbeğin üstüne bağlanır ve hep nemli kalmasına özen gösterilir.

18. Sarılık için, eğer günde üç kere birer yemek kaşığı dolusu bu şuruptan içilirse, şişmiş karaciğerin üzerine kompresler yapılırsa, çok kısa süre içinde tüm rahatsızlıklar sona erer.

19.Basurları işletir, böbrekleri iyileştirir, başka bir kür uygulamaya gerek olmadan, bedende birikmiş olan tüm sıvıları dışarı atar. Depresyon ve melankoliyi iyileştirir, iştah açar ve sindirimi düzene sokar.

20. Başlangıçta sık sık nemlendirilip ve özellikle yatmadan önce içilip, içten de yumuşatıldığında, iç basurların işlemesini sağlar.

21. Eğer biri bayılmışsa, eğer gerekiyorsa zorla ağzı açılarak, bir yemek kaşığı şurup içirilirse, o kişi hemen kendine gelir.

22. Bu ilaç, krampların ağrıların da dindirir ve sürekli içildiğinde, tümüyle iyileştirir.

23. Akciğer hastalıklarında, sabah aç karnına isveç şurubu içilir ve bu kür altı hafta sürdürülür.

24. Eğer bir kadın aylık reglini yitirir ya da onu şiddetli olarak görürse , bu şurubu üç gün boyunca içmeli ve bunu yirmi kere tekrarlamalıdır. Fazla olan azalacak, az alan normalleşecektir.

25. Bu ilaç, kadınların beyaz akıntısına da iyi gelir.

26. Sara krizi geçiren kişiye, hemen orada bu şuruptan içirilmelidir. Hasta, daha sonra bu ilacı sürekli olarak kullanmalıdır, çünkü o, zayıf düşmüş sinirleri ve tüm bedeni güçlendirir ve tüm hastalıkları yok eder.

27. Kötürümlükleri iyileştirir ve baş dönmesini, mide bulantısını geçirir.

28. Ateşli suçiçeğini ve yılancık hastalığını da iyi eder.

29. Bir kişi, ateşli ya da üşüyor ve de güçsüzse, ona bir yemek kaşığı şurup verilir ve eğer o bedenini başka ilaçlarla yüklememişse, kısa sürede kendine gelecek, nabzı normal atmaya başlayacak ve ateş ne kadar yüksek olursa olsun, kısa sürede iyileşecektir.

30. Şurup, aynı zamanda kanseri, eski sivilceleri ve siğilleri, çatlak elleri iyileştirir.

31. Eğer sık sık bu şurupla nemlendirilirse, tüm yaralar hiçbir tehlike oluşmadan iyileşir. İster vurma sonucu, ister kesme sonucu olsunlar şuruba batırılmış bir bez yaranın üstüne örtülür Kısa süre içinde ağrılar diner, ne kangrene, ne de iltihaba yol açılmaz ve eski mermi yaraları bile iyileşir. Eğer yarada delik varsa, ille de önceden temizlenmesine gerek kalmadan, içine şurup damlatılır. Sık sık tazelenen kompreslerle yara kısa sürede iyileşir.

32.Bu şurupla 40 kere nemlendirildiğinde tüm yaralar ne kadar eski olurlarsa olsunlar yara izleri ile kesikler iyileşirler.

33.İyileşmesi olanaksız sayılan fistülleri kökünden yok eder. Eski ya da yeni hiç fark etmez .

34 Eğer sık sık nemlendirilirse, tüm yanık ve yaraları, ateş, sıcak su ya da yağın eseri olsun kısa sürede iyileştirirler. Yanıkta kabarcık oluşmaz, yanık ağrısı sona erer ve iltihaplı kabarcıklar bile temelinden iyileşirler.

35. Çarpma ve vurma sonucu meydana gelen şişlikleri ve lekeleri de iyileştirir.

36. İştahsız kişilere iştahını yeniden kazandırır.

37. Kansızlık için, şurup bir süre sabahları alınırsa, kişinin yüzüne yeniden renk gelir. Kanı temizler, kan yaptırır ve onun dolaşımını sağlar.

38. Sabahları ve akşamları içildiğinde ve ağrılı yerlerde kompres uygulandığında, romatizma ağrıları diner.

39. Donmuş elleri ve ayakları, açık yaralar oluşmuş olsa bile iyileştirir. Mümkün olduğunca e sık ama özellikle gece boyunca kompres yapılmalıdır.

40. Nasırların üstüne kompres yapılır ve ağrılı bölge sürekli olarak nemli tutulur. Nasır üç gün içinde kendiliğinden düşer ya da çekilip alınabilir.

41. Zehirli ve mikroplu hayvanların ısırıklarını da iyileştirir. Bu durumlarda şurup hem içilmeli hem de yaraya kompres yapılmalıdır. ‘

42. Veba ve daha başka salgın hastalıklar zamanında ondan gün boyunca sık sık içilmelidir. Çünkü o, veba çıbanlarını ve yumrularını, gırtlakta olmuş olsalar bile iyileştirir.

43.Geceleyin iyi uyuyamayan kişi, yatmadan önce ondan içmelidir. Sinirsel uykusuzluklarda, kalbin üstünde kompres yapılmalıdır.

44. Sarhoş kişi, iki yemek kaşığı dolusu şurupla hemen ayıltalabilir.

45. Bu şurubu sabahları ve akşamları içenler, başka bir ilaca gerek duymazlar. Çünkü o bedeni güçlendirir, sinirleri ve kanı tazeler, ellerin ve ayakların titremesini önler. Kısacası, tüm hastalıkları iyi eder. Beden dikleşir, yüz gençleşir ve güzelleşir.

* Şurubu, kesin alkol yasağı hallerinde günde bir çay kaşığı içerek başlamak ve sık sık böbrek ve karaciğer bölgelerinde kompres yapmak yerinde bir davranış olur. Belirti1en tüm ölçüler, biraz su veya bitki çayı ile inceltilerek kullanılmalıdır.

İÇİNDEKİLER:
Sarısabır, Ravent Kökü, Mirra, Cedvar, Centiyane, Domuzdikeni, Melekotu Kökü, Doğal Kafur, Sinameki, Eğir kökü, Besbase, Safran, Tarçın, Kakule, Tabii kanyak

KULLANIM ŞEKİLLERİ:

Ağız yolu ile: Koruyucu olarak, sabah ve akşamları, yarım tatlı kaşığı ,inceltilmiş olarak içilir. Basit rahatsızlıklarda, günde 3 tatlı kaşığı içilebilir. Ağır hastalıklarda ise, günde 2-3 yemek kaşığı içilmelidir. Bir yemek kaşığı dolusu şurup, 1/8 litre bitki çayı ile inceltilerek, her yemekten önceki ve sonraki yarım saat süresince yudumlanarak içilmelidir. Şurup ağız yoluyla alındığında süt içilmemelidir.

Kompres: Kompres yapılacak bölgeye önceden zeytinyağı ya da kantaron yağı sürülür. Uygun boyda bir bez parçası şurupla ıslatılır, sıvının fazlası sıkılır ve nemli bez hasta bölgeye konulur. Üstüne bir naylon parçası örtülür ve hepsi, büyükçe bir bez veya sargı bezi ile sağlamca tespit edilir. Kompres süresi duruma göre 2-4 saat olabilir ama gece boyunca da sürebilir. Sürenin sonunda bez naylonun içinde dürülür, hava almaması sağlanır. Bez biraz ıslatılarak tekrar tekrar kullanılabilir. .

NOT: Bu bilgiler “Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık” adlı kitaptan alınmıştır.

Hibiskus ve faydaları

Latince ismi Kerkedeh'dir.
Kerkedeh ise Sudan çöllerinde yetişen susuzluk gideren bir bitkidir. Zaten latince ismi olan Hibiskus da vücuda şifa veren, ferahlatan anlamındadır.

Çay gibi demlenip içilir. Sudan'ın geleneksel bir içeceğidir. Halk dilinde yaprakları güle benzetildiği için Mekke gülü ya da Nar çiçeği olarak da bilinmektedir.

Hibiskusun Faydaları:

Ölü hücreleri yenileyicidir.
Kandaki şekeri düzenler.
Yüksek tansiyonu olanlara iyi gelmektedir.
Grip ve öksürükte nefes açıcı olarak kullanılmaktadır.
Böbrek iltihabına iyi gelmektedir.
Kireçlenmeyi önleyicidir.
Yüksek miktarda C vitamini içermektedir.

Domuz Gribinden korunmak için bitki çayı Ender Saraç

Domuz gribinden korunmak için bitkisel çözüm arayanlara Dr. Ender Saraç evinizde bulunan malzemelerden kolayca yapabileceginiz bir bitki çayı tarifi verdi. Domuz gribinden korunmak için bitki çayı tarifi şöyle..

Domuz gribinden korunmak için bitki çayı malzemeleri:

* 2-3 parmak kök zencefil ( taze ve kuru zencefil olabilir )
* 2 tane karanfil
* 1 tutam hibiskus
* yarım tatlı kaşıgı Kuçburnu
* 1 tutam ekinesya
* 1 tutam ıhlamur

Hazırlanışı:

Tüm bu malzemeleri bir bardak suyun içine koyup yaklaşık 1 - 1,5 dakika kaynatıyoruz. 3-4 dakika demlemeye bırakıp daha sonra çayımızı süzüyoruz. Ilıdıktan sonra çayın içine biraz bal katarak içebilirsiniz. Gribden koruyucu bu çaydan günde 3 fincan içebilirsiniz..


Dikkat etmeniz gereken bir diğer husus ise çok sıcak ve çok soguk yiyecek içeceklerden uzak durmanız..

Domuz gribi belirtileri ve önlemleri

Hepimizin merak ettiği birşeyler ve aklımızda soru işaretleri var bu virüs konusunda ve oldukca tedirgin bir haldeyiz.

Sağlık bakanlığı, valiliklere gönderdiği genelge ile merak ettiğimiz sorulara açıklık getirdi.

Domuz gribi belirtileri nelerdir:

-Yüksek ateş,
-Baş ağrısı,
-Boğaz ağrısı,
-Öksürük,
-Genel vücut ağrısı,
-Halsizlik, bitkinlik, üşüme


Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı.


VİRÜS NASIL BULAŞIYOR?

İnsanlar bu gribi hastalığa yakalanan domuzlardan aldı… Şu andaki salgın ise insandan insana bulaşma şeklinde görülüyor.
*İnsandan insana bulaşmasında, yakın temas, hastalığı taşıyanlarla aynı ortamı paylaşmak önemli rol oynuyor.


DOMUZ ETİ GÜVENLİ Mİ?

Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına ilişkin bulgunun olmadığı ve virüsün, 70 derece ısıtılınca öldüğü bildirildi.



VİRÜSTEN KORUNMA YOLLARI

Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması, zorunlu haller dışında salgının yaşandığı bölgelere olan seyahatlerin ertelenmesi gerektiği bildirildi.


EN ETKİLİ ÖNLEM: EL YIKAMA

En etkili önlem sık sık ”ellerin yıkanması…” Bunun dışında , öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnun tek kullanımlık mendil ile kapatılması ve mendilin atılması, elin sabunlanması önemli.
Hasta kişilerle temastan mümkün olduğunca kaçınılması gerekiyor. Bol sıvı tüketmek ve iyi beslenmekte hastalığa yakalanmama açısından önemli.
Grip aşısı en etkili önlem ama basın ve medyada son günlerde aşının yan etkileri olduğu söyleniyor. H1N1 virüsü aşısı konusunda çok vatandaş kararsız kaldı..

Domuz gribinin belirtileri

Sağlık bakanlığı domuz gribi " H1N1 virüsü" belirtilerini yineledi. Buna göre öksürük, ishal, kusma, boğaz agrısı gibi belirtiler gösteren kişilerin bu virüs ile karşı karşıya olabileceğini belirtiyor.

Mevsimsel grip henüz Türkiye'ye gelmemişken bu belirtileri gösteren kişiler domuz gribi mi, "Türkiye'de hafif seyrediyor" deniliyor ama neden domuz gribi ölümcül oluyor, diğer grip aşılarıdamı domuz gribi aşısı gibi bir kaç ayda kullanıma sunuluyor? gibi soruların cevapları merak ediliyor..

Dünyada yaşanan ölümlerin ardından Türkiye de bu gribe ilk kurbanını verdi. Salgın alarmına geçen Türkiye gün be gün tedbirini arttırıyor.

"Söz konusu belirtiler var ise bu Domuz gribidir"

  • öksürük
  • ishal
  • kusma
  • boğaz ağrısı

Konuya ilişkin bilgi veren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Sağlık Bakanlığı Pandemi İzleme Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceylan, şunları söyledi:

"Yeni vaka tanımlamasında şu bulguların en az iki tanesi varsa yani burun akıntısı, öksürük, ishal, kusma, boğaz ağrısı eğer bunlar varsa grip diyoruz. Çünkü şu anda mevsimsel grip Türkiye'de başlamadı. Dolayısıyla şu anda bahsettiğim tabloda bir insan varsa o rahatlıkla domuz gribidir diyebiliriz."

Test Herkese Yapılmıyor
Domuz gribi testi ise her isteyene yapılmıyor. Salgın halinde olan bu hastalığın testi ancak hastanede yatacak kadar ağır olan hastalara yapılıyor. O yüzden halkın bu domuz gribi testlerine gösterdiği ilgi uzmanlarca gereksiz görülüyor.

Tedavi için yapılabilecekler mevsimsel grip tedavisiyle aynı. Yani dinlenme ve ilaç tedavisi bu salgında da büyük önem taşıyor.


Virüs Türkiye'de Hafif Seyrediyor
Türkiye, virüsün bu haliyle de dünya, şu an tehlikede değil. Çünkü domuz gribi virüsü hafif seyrediyor. Peki ne oluyor da öldürüyor, dünyada bunun pek çok örneği varken? Prof. Dr. Ceylan, bu soruya ise şu yanıtı verdi:

"Bu Grip Genelde Zatürreyle Öldürüyor"
"Zatürre ile öldürüyor grip genelde. Ölümlerin yüzde 90'ı aşağı yukarı zatürre nedeniyle oluyor. Onun için zatürre bulguları olan, nefes darlığı, ateş, öksürük gibi bulguları olan insanların mutlaka hekime başvurmaları lazım."

Çünkü uzmanlara göre H1N1 virüsü, zatürreye karşı vücut direncini zayıflatıyor.

En Önemli Tedbir Aşı
Salgına karşı alınacak en önemli tedbir ise aşı.. Her yıl yapılan mevsimsel grip aşısının kullanıma sunulması da domuz gribi aşısıyla parelelik gösteriyor.

Mehmet Ceylan, bu konuda da "Her senenin grip aşısını yetiştirmek için virüs şekil değiştirdiği için antijenik yapısı, Nisan-Mayıs aylarında Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenir. Ve firmalar bunu birkaç ay içinde geliştirirek Eylül ayında en geç kullanıma sunarlar. O sırada zaten asgari güvenlik, etkinlik çalışması yapılır." şeklinde konuştu.

Aşının güvenirliliği ile ilgili olarak ise Prof. Dr. Ceylan, şunları söyledi:
"Kabul edelim bu bir salgın aşısı. Salgın aşısının özelliği budur. Salgın çıkar çıkmaz çok kısa bir süre içersinde geliştirmek ve kullanıma sunmak durumundasınız. Yoksa biraz beklerseniz zaten salğın yapacağını yapar." dedi.


Güncelleme: 26.10.2009

Sac dokulmesi icin sigir iligi maskesi

Suna dumankaya'dan saç dökülmesini önlemek için sığır iliği maske tarifi..

75 gram sığır iliği bir kaba koyup makarna haşlar gibi haşlayın. Daha sonra süzüp sığır iliğini susuz bir şekilde havana koyun. üzerine çıkacak şekilde alkol ( eczanelerde bulabilirsiniz ) ve 1 çay kaşığı çam terebentin ekleyip merhem kıvamına gelinceye dek dövün.. Elde ettiğiniz karışımı saç diplerinize tıpkı boya sürer gibi sürdükten sonra saç diplerine masaj yapın. Ardından streç film, üzerine de sıcak havlu sarıp bir saat bekletin. Sonra saçınızı uygun bitkisel bir şampuanla yıkayın.
Bu uygulamayı haftada 1 defa yapmanız yeterli olacaktır.
Başka bir tarif daha:
150 gr. sığır iliğini makarna gibi haşlayıp süzün. Ardından 100 gr. hindistancevizi yağı ve bir tatlı kaşığı defne tohumu yağını karıştırın. Blenderdan geçirin. Karışımı ılık haldeyken saç diplerinize sürün. Bu uygulamayı haftada bir kere yapmanız yeterli olacaktır.

Yipranmis ve boyali saclar icin dogal maske


Suna dumankaya'dan boyalı ve yıpranmış saçlar için kendi evinizde yapabileceginiz yapılışı basit aynı zamanda etkili bir maske tarifi.

1 yemek kaşığı öğütülmüş çörek otu.
1 yemek kaşığı öğütülmüş polen.
1 yemek kaşığı öğütülmüş nane.
1 yemek kaşığı öğütülmüş ısırgan otu.
1 kahve fincanı susam yağı.
Uygulama Malzemeleri bir kapta iyice karıştırın. Bir fırça yardımıyla boya sürer gibi saç diplerinden başlayarak saça uygulayın. Kalan malzemeyi saç uçlarına sürün. Saçta kremlenmemiş yer kalmamasına dikkat edin. Tamamını sürdükten sonra, parmaklarla ovalayarak kremin saça iyice karışmasını sağlayın. Saçınıza bir poşet geçirin ve üzerine sıcak bir havlu sarın. Isı maskenin saça daha iyi nüfuz etmesini sağlayacaktır. Maskeyi bir saat beklettikten sonra yıkayabilirsiniz. Bu maske saç diplerini besler. Saçınızdaki kepeği gidermek için bu maskeye biraz tuz ilave etmeniz yeterli olacaktır. Tuz gözeneklerin sıkışmasını sağlar. Saçınızı duruladığınız suya elma sirkesi eklerseniz saçınız canlı ve parlak olur.
Bu karışımı haftada 1 defa uygulamanız yeterli olacaktır..

Dokulen saclar icin badem - defne yagi Suna dumankaya

Suna Dumankaya'dan dökülen saçlar için defne ve badem yağı formülü..
Eşit miktarda olacak şekilde defne yağı, badem yağı ve avokado yağını karıştırıp saçınıza sürün. 2 saat bekletin ve uygun bir şampuanla yıkayın.

Dogal afrodizyak yiyecekler

Çilek : Cilt bakımı ve cilt sorunları için en ideal meyvelerden birisidir. Anı zamanda güçlü bir afrodizyak'tır..
İncir : Erkeklerde cinsel gücü arttıran güçlü bir afrodizyak meyvedir. En etkili afrodizyak meyve olan incir Aydın'da yetişmektedir. Uzmanlara göre 1 kg incir'de 2900 kalori bulunan incir, B ve E vitamini bakımından çok zengindir.
incirin faydaları: Kurutulmuş incirin yaş incirden daha çok besin değeri oldugu biliniyor. Sindirimi kolaylaştırır, bağırsakları yumuşatır ve hücreleri yenileme özelligi vardır. İçerdiği lif ile kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar, diş ve kemik oluşumunda oldukca etkilidir. İçeriğindeki benzaldehit sebebiyle kanserli hücrelerin büyümesini önler.
Şeftali : Şeftali içeriğindeki A provitamini açısından, güçlü bir afrodizyaktır.
Armut : Çok az meyve asidi içeren ve organizmanınfazla suyunu alıp fazla yağları yok eden armut, güçlü bir afrodizyak yiyecektir..
Marul : İçeriğinde A, B, C, E vitaminleri, demir, kalsiyum, fosfor, çinko, iyot ve sodyum gibi mineraller bulunduran marul, az miktarda tüketildiğinde cinsel gücü arttırıyor. Fakat çok miktarda yenildigi zaman cinsel gücü azaltıyor ve uyku veriyor..
Ançuez : Genelde hamsi, sardalya ve tirsi balıklarından elde edilen yaglı ve tuzlu balık ezmesi olan ançuez cinsel gücü arttırır.
Havyar: Balık yumurtasından elde edilen havyar'ın besin değeri oldukca yüksektir ve güçlü bir afrodizyaktır.
Domates: İçeriğinde bol miktarda A, B, C ve K vitaminleri bulunan domates cinsel gücü arttıran bir afrodizyaktır.
Salatalık: Gözler için çok etkili olan özellikle şiş olan gözlerin iyileşmesinde ve cilt bakımında kullanılan salatalık, güclü bir afodizyaktır..
Soğan: Güçlü antiseptik etkiye sahip olan soğan, cinsel gücü arttıran bir afrodizyak yiyecektir.
Zencefil : Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür, vücudu terletir, iltihap önleyici etkiye sahip olan zencefil özellikle eklem iltihaplarına karşı faydalıdır ve saymakla bitmeyen faydaları arasında cinsel isteği arttıran bir afrodizyaktır.

Çakşır kökü : Çakşırotu kökü cinsel gücü ve isteği arttıran, en etkili afrodizyaklardan birisidir. Aynı zamanda sperm sayısı ve hareketliliğinide arttıran çakşır otu kökü kurutulup toz haline getirildikten sonra bal ile karıştırılarak macun haline getirilip kullanılır. Aynı zamanda 1 su bardağı kaynar suyun içerisine 1 tatlı kaşığı çakşır kökü koyulup demlenerek içilebilir. Çakşırotu kökü düzenli kullanıldığı taktirde oldukca etkilidir.